I’m so tired of being here suppressed by all my childish fears
Burada, çocukça korkularım tarafından bastırılmış halde bulunmaktan çok yoruldum

And if you have to leave
Ve eğer gitmek zorundaysan

I wish that you would just leave
Hemen gitmeni dilerim

‘Cause your presence still lingers here
Çünkü varlığının hala burada oyalanıyor(takılıp kalıyor)

And it won’t leave me alone
Ve beni yalnız bırakmayacak

These wounds won’t seem to heal
Bu yaralar iyileşecek gibi gözükmüyor.

This pain is just too real
Bu acı fazla gerçek

There’s just too much that time cannot erase
Zamanın silemediği çok fazla şey var

Nakarat :

[ When you cried I'd wipe away all of your tears
Ağladığında, tüm gözyaşlarını silerdim

When you'd scream I'd fight away all of your fears
Çığlık attığında, tüm korkularınla savaşırdım

I held your hand through all of these years
Tüm bu yıllar boyunca elini tuttum.

But you still have all of me
Fakat hala bana tamamen sahipsin ]

You used to captivate me by your resonating light
Sen beni tınlayan ışığınla büyülerdin.

Now I’m bound by the life you left behind
Şimdi geride bıraktığın hayat tarafından bağlandım

Your face it haunts my once pleasant dreams
Yüzün, benim bir zamanlar tatlı olan rüyalarımı ziyaret ediyor

Your voice it chased away all the sanity in me
Sesin, tüm akıl sağlığımı kovaladı

These wounds won’t seem to heal
Bu yaralar iyileşecek gibi gözükmüyor.

This pain is just too real
Bu acı fazla gerçek

There’s just too much that time cannot erase
Zamanın silemediği çok fazla şey var

Nakarat

I’ve tried so hard to tell myself that you’re gone
Kendime gittiğini söylemek için çok uğraştım

But though you’re still with me
Ama hala benimle olmana rağmen

I’ve been alone all along
Baştan beri yalnızım

Tarih : Ağustos 18th, 2008 Yorum : Yorum Yok Kategori : Yabancı
Etiket :

Yeah…
Evet..

Uh huh
Hı hı

So seductive
Çok baştan çıkarıcı

Nakarat :

[ [50 Cent]
I take you to the candy shop
Seni şekerci dükkanına götüreceğim

I’ll let you lick the lollypop
Lolipopu yalamana izin vereceğim

Go ‘head girl, don’t you stop
Devam et kızım, sakın durma

Keep goin ’til you hit the spot (whoa)
Tadını alana kadar bırakma

[Olivia]
I’ll take you to the candy shop
Seni şekerci dükkanına götüreceğim

Boy one taste of what I got
Bendekinin bir tadına bak

I’ll have you spending all you got
Neyin varsa harcatacağım

Keep going ’til you hit the spot (whoa)
Tadını alana kadar bırakma ]

You can have it your way, how do you want it
Bildiğin gibi yapabilirsin, nasıl istersen

You gon’ back that thing up or should i push up on it
O şeyi bana yaklaştıracak mısın, yoksa ben mi yaklaşayım

Temperature rising, okay lets go to the next level
Sıcaklık artıyor, hadi bir sonraki aşamaya geçelim

Dance floor jam packed, hot as a teakettle
Dans pisti tıka basa dolu, su ısıtıcısı gibi sıcak

I’ll break it down for you now, baby it’s simple
Senin için bu kalabalığı yaracağım, bebek bu basit

If you be a nympho, I’ll be a nympho
Eğer seks manyağıysan, ben de olurum

In the hotel or in the back of the rental
Otelde ya da kiralık arabanın arkasında

On the beach or in the park, it’s whatever you into
Sahilde ya da parkta, nasıl hoşuna gidiyorsa

Got the magic stick, I’m the love doctor
Sihirli sopam var, aşk doktoruyum

Have your friends teasin you ’bout how sprung I gotcha
Arkadaşların seni nasıl azdırdığımla dalga geçiyorlar

Wanna show me how you work it baby, no problem
Nasıl yaptığını göstermek ister misin bebeğim, sorun değil

Get on top then get to bouncing round like a low rider
Üste çık ve hoplamaya başla, süspansiyonlu araç gibi

I’m a seasoned vet when it come to this shit
Bu b.kta çok deneyimliyim
After you work up a sweat you can play with the stick
Biraz terledikten sonra, sopayla oynayabilirsin

I’m tryin to explain baby the best way I can
En iyi şekilde açıklamaya çalışıyorum bebeğim

I melt in your mouth girl, not in your hands (ha ha)
Ağzında eriyorum bebeğim, ellerinde değil

Nakarat

Girl what we do (what we do)
Bebek, yaptıklarımız (yaptıklarımız)

And where we do (and where we do)
Ve nerede yaptığımız (nerede yaptığımız)

The things we do (things we do)
Yaptığımız şeyler (yaptığımız şeyler)

Are just between me and you (oh yeah)
Sadece ikimizin arasında

Give it to me baby, nice and slow
Yaklaş bana bebeğim, güzelce ve usulca

Climb on top, ride like you in the rodeo
Zirveye tırman, rodeo yaparmış gibi sür

You ain’t never heard a sound like this before
Daha önce hiç böyle bir ses duymamıştın

Cause I ain’t never put it down like this
Çünkü daha önce hiç bu şekilde yapmamıştım

Soon as I come through the door she get to pullin on my zipper
Kapıdan girer girmez fermuarımı indirdi

It’s like it’s a race who can get undressed quicker
Sanki kim daha önce soyunacak yarışı gibi

Isn’t it ironic how erotic it is to watch em in thongs
Onları tangayla izlemenin bu kadar erotik olması ironik değil mi

Had me thinking ’bout that ass after I’m gone
Gittikten sonra hep o kalçaları düşünüyorum

I touch the right spot at the right time
Doğru zamanda doğru noktaya temas ediyorum

Lights on or lights off, she like it from behind
Işıklar açık ya da kapalı, arkadan yapmayı seviyor

So seductive, you should see the way she wind
Çok baştan çıkarıcı, nasıl nefes aldığını görmelisin

Her hips in slow-mo on the floor when we grind
Kalçaları ağır çekimde hareket ediyor yerde seks dansı yaparken

As Long as she ain’t stoppin, homie I aint stoppin
O durmadığı müddetçe dostum, ben de durmayacağım

Drippin wet with sweat man its on and popping
Terden sırılsıklamız adamım olay hala devam ediyor

All my champagne campaign, bottle after bottle its on
Şampanya kampanyam devam ediyor, şişe ardına şişe

And we gon’ sip til every bubble in the bottle is gone
Ve şişedeki tüm kabarcıklar bitene kadar yudumlayacağız

Tarih : Ağustos 18th, 2008 Yorum : Yorum Yok Kategori : Yabancı
Etiket :

You held my hand and walked me home, I know
elimi tutttun ve beni eve götürdün, biliyorum

While you gave me that kiss it was something like this it made me go ooh ohh
bana o öpücüğü verdiğinde, bunun gibi bir şeydi, beni götürdü ooh ooh

You wiped my tears, got rid of all my fears, why did you have to go?
gözyaşlarımı sildin, korkularımdan kurtardın, neden gitmek zorundaydın?

Guess it wasn’t enough to take up some of my love
sanırım bu aşkımdan biraz almak için yeterli değildi

guys are so hard to trust
erkeklere güvenmek çok zor

Did I not tell you that I’m not like that girl
Sana o tip bir kız olmadığımı söylemedim mi?

the one who, who gives it all away
Her şeyini feda eden

Nakarat :

[ Did you think that I was gonna give it up to you, this time?
Bu sefer sana vereceğimi mi düşündün?

Did you think that it was somethin I was gonna do? and cry
Bunun benim yapacağım bir şey olduğunu mu düşündün? ve ağlayacağımı

Don't try to tell me what to do
bana ne yapacağımı anlatmaya çalışma

Dont try to tell me what to say
bana ne söyleyeceğimi anlatmaya çalışma

You're better off that way
bu şekilde daha iyisin... ]

Don’t think that your charm and the fact that your arm is now around my neck will get you in my pants
Çekiciliğinin ve kolunun boynuma dolanmış olduğu gerçeğinin seni külodumun içine getireceğini düşünme

I’ll have to kick your ass and make you never forget
kıçına tekmeyi basacağım we asla unutmamanı sağlayacağım

I’m gonna ask you to stop, thought I liked you a lot, but I’m really upset
senden durmanı rica edeceğim,senden çok hoşlandığımı sandım,ama gerçekten üzüldüm

Get out of my head, get off of my bed yeah that’s what I said
aklımdan çık git, yatağımdan çık git evet söylediklerim bunlar

Did I not tell you that I’m not like that girl?
Sana o tip bir kız olmadığımı söylemedim mi?

the one who, who throws it all away
herşeyi çarçur eden

Nakarat

This guilt trip that you’ve put me on won’t, mess me up I’ve done no wrong
Bana yüklediğin bu suçluluk duygusu beni dağıtmayacak, yanlış hiçbir şey yapmadım

Any thoughts of you and me have gone away
Sen ve ben hakkındaki tüm düşünceler yok oldu

Nakarat

Better off that way
böylesi daha iyi

I’m better off alone anyway
ne olursa olsun yalnızken daha iyiyim

Tarih : Ağustos 18th, 2008 Yorum : Yorum Yok Kategori : Yabancı
Etiket :

Oh baby can’t you see
I need you, come with me
Something is telling me that you be the way I do
I want you close to me
My heart is telling me
I hate the fact that I love you
I feel blue

And you know I’m (in) love with you
I always think about you
Baby I be going crazy cause I’m missing you

Can’t you see we were meant to be, baby
I want to be with you baby
Oh baby can’t you see
I need you now

Now that I think about it
The love and times we shared
How can I make it right
I just wanna go back again
There’s something I can do
There’s something I can say
Don’t make you change your mind
Just let me know if I could stay

Can’t you see we were meant to be, baby
I want to be with you baby
Oh baby can’t you see
I need you now

—————————

Oh bebeğim göremiyor musun
Sana ihtiyacım var, gel benimle
bir şeyler bana diyor ki ��
Bana yakın olmanı istiyorum
Kalbim beni söylüyor
Seni sevdiğim gerçeğinden nefret ediyorum
Mutsuz hissediyorum

Ve sana aşık olduğumu biliyorsun
Hep seni düşünüyorum
Bebeğim çıldırmak üzereyim çünkü seni kaybediyorum

Bizi istediğimi göremiyor musun, bebeğim
Seninle olmak istiyorum bebeğim
Oh bebeğim göremiyor musun
Şimdi sana ihtiyacım var

Şimdi onun hakkında düşünüyorum
Sevgimizi ve paylaştığımız zamanı
Onu nasıl yoluna sokabilirim
Sadece geri dönmek istiyorum
Yapabileceğim bir şey var
Söyleyebileceğim bir şey var
Fikrini değiştirmeni sağlamayacak
Eğer kalabileceksem sadece bunu bilmemi sağla

Bizi istediğimi göremiyor musun, bebeğim
Seninle olmak istiyorum bebeğim
Oh bebeğim göremiyor musun
Şimdi sana ihtiyacım var

Tarih : Ağustos 18th, 2008 Yorum : Yorum Yok Kategori : Yabancı
Etiket :

Masmavi bir tutku bu dayanılmaz
Çok şeyler yaşanır da anlatılmaz
Öylesine bir arada
Öylesine yalnız bir yerdeyim
Bodrumdayım

Göz kırpar gibi uzakta ışıklar
Bir başka parlıyor gökte yıldızlar
Seni anlatıyor bana şarkılar

Halikarnas da geçen yaz
Rastladım sana
Ne güzel bir geceydi o
Sanki bir rüya

Şimdi sensiz bembeyaz
Bodrum akşamında
Danseder gibiyim sanki kollarında

Hep mutluluk peşinde bütün gözler
Hep aşktan yana bütün güzel sözler
Herkes bir başka alemde
Ben seeee

Tarih : Temmuz 30th, 2008 Yorum : Yorum Yok Kategori : Yerli
Etiket : ,

Yokluğunda ne ateşleri hasretinle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Yasaklar koydun
Bitmez tükenmez engeller koydun
Şimdi nerdesin diye sakın sorma
Sen çağırdın da ben gelmedim mi

Sen varken darılmazdım çiçeksiz baharlara
Yağmurlu havalara
Bu kasvetli akşamlara darılmazdım
Sen varken
Bakıp içlenmezdim tren istasyonlarına
Otobüs duraklarına
Sen varken ayrılanlara ağlamazdım
Yıkılmazdım biten sevdaların ardından
Gidenlere kırılmazdım
Kalanlara acımazdım
Sen varken böyle üşümezdim-titremezdim
Masumdum, çocuklar gibi
Böyle delirmezdim-küfretmezdim
Hele ölmeyi hiç düşünmezdim
Şimdi soruyorum sana
Adı sevdaysa bu cehennemin
Sen yaktın da ben yanmadım mı
Biliyorsun
Bütün acılarına yeşil ışık yaktım olmadı
Bütün korkularına arka çıktım olmadı
Dağlara merdiven dayadım olmadı
Haziranda kar oldum yağdım avuçlarına olmadı
Sevdim olmadı, yandım olmadı, taptım olmadı
Benden artık pes
Bu aşkın biletini istediğin gibi kes
Nasılsa gidiyorsun
Biliyorum git
Ama ardında
Ağlayan bir çift göz
Paramparça bir yürek
Ve yıkılmış bir dağ görmek istemiyorsan
Çek silahını daya sırtıma
Titrersem namerdim
Sen vurdun da ben ölmedim mi

Tarih : Temmuz 30th, 2008 Yorum : Yorum Yok Kategori : Yerli
Etiket :

Aşkıma ihanet edersen birgün
Ben bunu yanına bırakır mıyım
Sen benim boynumu büktükten sonra
Seni bu alemde yaşatırmıyım

Kurşuna dizseler senin yüzünden
Bir damla yaş gelmez inan gözümden
Ölmeyi kafama koymuşum zaten
Seni bu alemde yaşatır mıyım

Bırakıp gitmeyi düşünme sakın
Güneşim parlamaz gelmez sabahım
Diline düşersem dostun, düşmanın
Seni bu alemde yaşatır mıyım

Kurşuna dizseler senin yüzünden
Bir damla yaş gelmez inan gözümden
Ölmeyi kafama koymuşum zaten
Seni bu alemde yaşatır mıyım

Tarih : Temmuz 30th, 2008 Yorum : Yorum Yok Kategori : Genel
Etiket :

Terketmek ne kadar kolay
Sen kolay olanı seçtin
Önce benden sonra senden
Sonra da aşkımızdan geçtin

Yıkılasın demem sana
Yıkılda ki ölmeyesin
Neler çeker insan neler
Bir düş ki sende göresin

Her sevgide bin ah ettim
Gençliğime eyvah ettim
Bilmem ki ne günah ettim
Bilemem bilemem gülemem ben yalan dünyada

Tanrım sonsuz sevgi wersin
Kalbim tapar gibi sevsin
Dilerim benden fazla sev
Sev ki sende gülmeyesin

Köşe bucak aramayıp
Bir ümide sarılmayıp
Öğren aşkla vurulmayı
Öğrenki zormuş diyesin

Her sevgide bin ah ettim
Gençliğime eyvah ettim
Bilmem ki ne günah ettim
Bilemem bilemem gülemem ben yalan dünyada

Tarih : Temmuz 30th, 2008 Yorum : Yorum Yok Kategori : Yerli
Etiket :

Vangel çantası elinde
Altın saat kolunda
Yolladığım mendili
Göremedim elinde

Haydi yarim dönü dönü ver yarim
Sofada çökü çökü ver yarim

Bağa girdim üzüme
Üzüm attım ağzıma
Yar aklıma gelince
Dizildi boğazıma

Haydi yarim dönü dönü ver yarim
Sofada çökü çökü ver yari

Tarih : Temmuz 30th, 2008 Yorum : Yorum Yok Kategori : Yerli
Etiket :

I’m so tired of being here suppressed by all my childish fears
Burada, çocukça korkularım tarafından bastırılmış halde bulunmaktan çok yoruldum

And if you have to leave
Ve eğer gitmek zorundaysan

I wish that you would just leave
Hemen gitmeni dilerim

‘Cause your presence still lingers here
Çünkü varlığının hala burada oyalanıyor(takılıp kalıyor)

And it won’t leave me alone
Ve beni yalnız bırakmayacak

These wounds won’t seem to heal
Bu yaralar iyileşecek gibi gözükmüyor.

This pain is just too real
Bu acı fazla gerçek

There’s just too much that time cannot erase
Zamanın silemediği çok fazla şey var

Nakarat :

[ When you cried I'd wipe away all of your tears
Ağladığında, tüm gözyaşlarını silerdim

When you'd scream I'd fight away all of your fears
Çığlık attığında, tüm korkularınla savaşırdım

I held your hand through all of these years
Tüm bu yıllar boyunca elini tuttum.

But you still have all of me
Fakat hala bana tamamen sahipsin ]

You used to captivate me by your resonating light
Sen beni tınlayan ışığınla büyülerdin.

Now I’m bound by the life you left behind
Şimdi geride bıraktığın hayat tarafından bağlandım

Your face it haunts my once pleasant dreams
Yüzün, benim bir zamanlar tatlı olan rüyalarımı ziyaret ediyor

Your voice it chased away all the sanity in me
Sesin, tüm akıl sağlığımı kovaladı

These wounds won’t seem to heal
Bu yaralar iyileşecek gibi gözükmüyor.

This pain is just too real
Bu acı fazla gerçek

There’s just too much that time cannot erase
Zamanın silemediği çok fazla şey var

Nakarat

I’ve tried so hard to tell myself that you’re gone
Kendime gittiğini söylemek için çok uğraştım

But though you’re still with me
Ama hala benimle olmana rağmen

I’ve been alone all along
Baştan beri yalnızım

Nakarat

Tarih : Temmuz 30th, 2008 Yorum : Yorum Yok Kategori : Yabancı
Etiket : ,
1 2 3 ... 19